
Geniş bir sesçil tayftan yararlanan Rusça’nın, değişken bir vurgu ile renklenen oldukça zengin bir ses düzeni vardır. Vurgu, sözcüğün doğru söylenişini (telaffuzunu) sağladığı gibi, biçimbilim açısından da işlev görür. Buna vurguları, ters tekil tamlayan durumunda (dyela: işin, morya: denizin) ve çoğul yalın durumda (dila: işler, marya: denizler) farklı işlev gören, iki heceli yansız sözcüklerin vurgu karşıtlığı örnek verilebilir.
Neredeyse tümüyle sesçil olan yazım, söyleyişin kimi özelliklerini yansıtmaz. Örneğin; son hecedeki titreşimli ünsüz / titreşimsiz ünsüz karşıtlığı düzenli biçimde yansızlaştırılır ve “kod”-”kot” (kod-erkek kedi), “rod”-”rot” (cins-ağız), “lug”-”luk” (çayır-soğan) gibi sözcüklerin telaffuzları – sondaki bir harf ile – aynı olur. Birliğe yönelmesine karşın söyleyiş, iki büyük türe ayrılır.Kuzeyliler, vurgusuz “o” harflerini, vurguya göre yerleri ne olursa olsun, tınılarını koruyarak; Güneyliler ise, vurgusuz “o” harflerini, düzenli/sistemli olarak “a” ve bazen – yerine göre – “ı” sesine yaklaştırarak okurlar. Resmi dilin söyleyiş biçimi olan Moskova ağzı, iki türün bir karışımıdır ve tüm Rusya’ya egemendir.
Rusça’nın ses yapısına ilişkin dizin; titreşimlilik (pit’: içmek / bit’: vurmak), damaksıllaşma (vit’: örmek / vıt’: ulumak) ve bağlılaşım (brat: erkek kardeş / brat’: almak) ile belirginleşen 36 ünsüz birimi kapsar. Bunlar: /m/, /m’/, /n/, /n’/, /l/, /l’/, /r/, /r’/ sert sessizleri, /b/, /b’/, /v/, /v’/, /g/, /g’/, /d/, /d’/, /j/, /j’/, /z/, /z’/ yükselen tonlu konsonları ve /p/, /p’/, /f/, /f’/, /k/, /k’/, /t/, /t’/, /s/, /s’/, /h/, /h’/, /ts/, /ç/, /ş/, /şş/ alaçalan tonlu konsonlarıdır. /a/, /o/, /u/, /e/, /i/ ünlüleri, kendilerinden önce gelen ünsüzün damaksıllaşma özelliğini taşıyarak okunurlar. Örneğin; “a” ses birimi, bir öndamaksıl ünsüzden sonra “a”, artdamaksıl ünsüzden sonra ise “ya” sesini verir. Hem günümüzde yaşayan, hem de tarihsel birçok alternans, tüm biçimbilimsel (morfolojik) yapıyı etkiler. Özellikle, türetmede ad yapısını, fiil çekiminde fiil yapısını ilgilendiren bir damaksıllaşma söz konusudur. Türetme çok çeşitlidir ve tüm dilbilgisel sınıfları etkiler. Bütünleyici biçimbirimlerin, yani önek (prefiks), sonek (suffiks) ve içek (affiks) bolluğu, söylemin öznelliğine getirdiği incelikler nedeni ile, genellikle başka dillere çevrilemeyecek ayrıntıların ortaya çıkmasına sebep olur. Dolayısıyla, büyük bir kolaylıkla yeni sözcükler oluşturmak mümkün olur. Söz konusu olanak, 20. yüzyılın başında, modernist şiirde sıklıkla kullanılmıştır. Ayrıca, ad çekimi sayısı başta olmak üzere, bazı biçimbirimsel yapıların azaltılması, seslenme durumunun bırakılması, tekil ve çoğuldan farklı olarak iki varlık veya nesnenin söz konusu olduğunu belirten (ve artık bir kalıttan başka birşey olmayan) ikil’in bırakılması ile dil, çağlar boyunca yalınlaşmıştır.
Rusça’da ad çekimi, “padej” adı verilen 6 durum içerir. Bunlar; 1) yalın durum (imenitelnıy padej), 2) tamlayan durum (roditelnıy padej), 3) yönelme durumu (datelnıy padej), 4) belirtme durumu (vinitelnıy padej), 5) araç durumu (tvoritelnıy padej) ve 6) kalma durumudur (predlojnıy padej). Adlar ise “rod” adı verilen üç temel türe ayrılır. Bunlar; 1) eril cins ad (mujskoy rod), 2) dişil cins ad (jenskiy), 3) yansız cins addır (srednıy rod). Bir adı niteleyen sıfatın yapısı, o ad ile birlikte, a) adın türüne, b) sayısına ve c) durumuna göre değişmektedir. Dolayısıyla, tek bir sıfatın alabileceği 3x2x6=36 dilbilgisel biçim olduğunu söylemek mümkündür. Ancak yabancı dilden geçen, ad türü belli olan fakat yapısı Rusça’ya tam olarak uymayan kimi adların sayısı ve ad durumu değişmez. Bu tür adlar genellikle -i, -u, -yu, -o, -ye seslileri ile biten erkek isimleri, sessiz ile biten kadın isimleri, soyadlar ve bazen de eşya isimleridir. Dolayısıyla, bu adları niteleyen sıfatlar da, adların cinsiyetlerine yani ad türlerine, sayılarına (tekil mi, çoğul mu olduklarına) ve ad durumlarına göre biçim değiştirirler. Bu duruma; “Velikiy Gyöthe” (Büyük Goethe), “Mnogomillionnıy Tokio” (Milyonluk Tokyo), “Znamenitaya Viadro” (Meşhur Viadro), “Şirokaya Missisipi” (Geniş Missisipi), “novoye palto” (yeni palto) ve “şirokoye şosse” (geniş şose) tamlamaları örnek gösterilebilir. Hiçbir türe katılmayan “sirota” (yetim), “inkognito” (mütenekkir) ve “Saşa” (Aleksandr’ın kısa söylenişi) gibi bazı sözcükler ise ortak cins ad (obşij rod) larak adlandırılır ve duruma/bağlama göre, eril veya dişil kabul edilirler.
Fiillerin şimdiki zamanı (nastoyaşaya vremya), Türkçe’deki gibi, kişili biçimlerden oluşur. Ancak geçmiş zaman (proşedşaya vremya), 3 tekil ad türü ve 1 çoğul olmak üzere, 4 ad biçimi ile sınırlandırılmıştır. Buna karşılık, eski Rusça’da, bugün artık tümüyle yok olmuş olan “geniş zaman” ve “hikaye bileşik zaman” da kullanılırdı. günümüzde bu yetersizlik, türetmeye dayanan ve fiil dizgesine özgünlüğünü veren bitimli/bitimsiz (soverşenniy/nisoverşenniy) karşıtlığı ile giderilir. Yalın fiillerin çoğu bitimsizdir. Ancak yalın haldeki bitimli fiillerin sayısı da az değildir. Bitimsiz fiiller, oluş’un a) sürekliliğini, b) yinelenmesini veya c) bitmemişliğini belirtirler ve bazen “önek alarak”, bazen “mastar değiştirerek” bitimli olurlar. Bitimli fiiller ise, oluş’taki sınırlamayı belirtirler. Oluş’taki sınırlamanın niteliğini ise önek belirtir. Söz konusu önek, yalın bitimsiz fiili bitimli yapan basit bir dilbilgisel biçimbirim olabileceği gibi; eylemin a) başlaması, b) bitmesi ve c) değişmesi veya yön değiştirmesi gibi birçok durumu bildiren çeşitli özel anlamlar da taşıyabilir. Fiil ikili bir türetmeeye uğrayabilir. Örneğin; “govorit” (söylemek) bitimsiz fiili önek alarak “prigovorit” (mahkum etmek) bitimli fiiline dönüşür ve bu sırada anlamı değişir. Bu da bir içek alarak ve kökünü de uzatarak “prigovarivat” (mahkum etmek; söylenmek) bitimsiz fiiline dönüşebilir. Rusça fiil dizgesi, eylemi bir zaman ve kip seçimi ile değil, yaygın türev kullanımı ile kesinleştirir. Fiilin ad biçimleri, yani ulaçlar ve ortaçlar da, özellikle yazı dilinde, çok sık kullanılır. “Bıt” (olmak) fiilinin şimdiki zamanda kullanımı ortadan kalkmıştır. Ancak geçmiş ve gelecek zamanlarda sıklıkla kullanılır.
Sözdüzümde, anlatılan özellikleri ayrımlaştıran çok sayıda titremleme (entonasyon) değişkesi vardır. Yani bir tümce, yalnızca titremleme ile hem olumlu, hem ünlem, hem de soru anlamı kazanabilir. Soru, sözcüklerin diziliği değiştirilmeden ve soru ekleri katılmadan da, yalnızca titremlemenin belirli bir öğeyi belirginleştirmesi ile de sorulabilir.
Sözce, Rusça’da da tek bir öğeden, bitmemiş veya yarıda kesilmiş bir tümceye; düzgün ve tam bir tümceden, çok sayıda tümce içeren karmaşık tümcelere dek değişik biçimlere bürünebilir.