Cem Karahanoğlu

FreeHand’den Illustrator’a Geçişte Maskeler

By admin | Published Eylül 1st, 2009

“FreeHand’den Illustrator’a Geçiş” adlı video eğitim serimizin bu ikinci bölümünde sevgili dostum Halid Özgür ile birlikte Adobe Illustrator CS4 uygulama yazılımında maskeleme araç ve tekniğine göz atıyoruz.

- Object > Clipping Mask > Make ile maskelemek
- Ctrl+7 (Windows) veya Cmd+7 (Mac) kısayolunu kullanmak
- Piksel ve vektör tabanlı görsel masklemek
- Maskelenmiş görseli maske içinde yeniden konumlamak
- Maskelenmiş görseli maske boyutunu koruyarak yeniden boyutlandırmak

[like]

Adobe Photoshop CS4 3D Özellikleri

By admin | Published Temmuz 8th, 2009

Adobe Photoshop CS4 – 3D Özellikleri from Cem Karahanoglu on Vimeo.

Bu video kaydında sevgili dostum tasarım gurusu Barış Özcan ile birlikte Adobe Photoshop CS4 uygulama yazılımındaki 3D özelliklerine hızlıca göz atıyoruz.

FreeHand’den Illustrator’a Geçiş

By admin | Published Temmuz 2nd, 2009

FreeHand’den Illustrator’a Geçiş 00 Giriş from Cem Karahanoglu on Vimeo.

Bu video kaydında sevgili dostum Halid Özgür ile birlikte Adobe Illustrator CS4 uygulama yazılımına hızlıca göz atıyoruz.

- Blend Tool
- Symbol Sprayer Tool
- 3D Revolve… ve Map Art…
- Gradient Tool ve yeni transparanlık özellikleri

Adobe InDesign CS4 ile Tablo Hazırlamak

By admin | Published Haziran 26th, 2009

Adobe InDesign CS4 Tablo Hazırlamak 1 (Giriş) from Halid Özgür on Vimeo.

Bu video kaydında sevgili dostum Halid Özgür için kamera karşısına geçtim ve Adobe InDesign CS4 ile hızlı ve kolay bir biçimde tablo tasarlamak isteyenler için başlangıç düzeyinde bilgiler verdiği eğitsel oturuma konuk olmaktan mutluluk duydum.

- Alternating Fills
- Header Rows, Footer Rows

3 Boyutlu Animasyon ve Video eğitimi başarıyla tamamlandı

By admin | Published Şubat 13th, 2009

11-13 Şubat 2009 tarihleri arasında Eğitim Departmanımız tarafından düzenlenen 3 günlük “Autodesk 3ds Max ve Adobe After Effects CS4 ile 3 Boyutlu Animasyon ve Video” adlı hizmetiçi eğitim Medyasoft ve Adobe Türkiye personelinin katılımları ile gerçekleştirildi. Katılımcılar tarafından büyük ilgi gösterilen ve eşzamanlı 2 eğitmen tarafından verilen ileri düzey eğitim başarı ile tamamlandı. Katılımcılar hem Autodesk 3ds Max ve Adobe After Effects CS4 uygulama yazılımlarını öğrenme fırsatı buldular, hem de bu iki uygulama ile 3 boyutlu animasyonlar ve videolar oluşturmak için izlenmesi gereken iş akışını kavramış oldular. Ne Adobe, ne de Autodesk resmi müfredatları arasında bulamayacağımız bu çok spesifik eğitimi almak bizim için büyük bir fırsat oldu. Eğitim Departmanı olarak grafik tasarım eğitmeni Ferdi ALICI ile modelleme ve animasyon eğitmeni Gökhan DEMİR arkadaşlarımıza bize zaman ayırarak bu eğitimi verdikleri, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarımız ile paylaştıkları için teşekkür ediyorum.

Eğitim Departmanı olarak düzenlemiş olduğumuz eğitimin başarıyla tamamlanması ve katılımcıların yüksek memnuniyeti bizi sevindirmiştir. Personelimizin mesleki ve teknik niteliklerini geliştirmek amacıyla zaman içinde benzer eğitimler düzenlemeye devam edeceğiz. Aşağıda katılımcılarımızdan proje uzmanı Tevfik Fikret BAKAN tarafından yazılmış kısa bir değerlendirme ve teşekkür yazısı yer almaktadır.

Cem Karahanoğlu
Tasarım Eğitim Yöneticisi / Design Training Executive

“Merhaba,

“11-13 Şubat tarihleri arasında Adobe Eğitim Sorumlumuz  Cem Karahanoğlu’nun organize ettiği  Autodesk 3D max ve Adobe After Effect eğitimlerine katılma fırsatım oldu.  Bu eğitimler kısa süresine rağmen geçmişte katıldığım bir çok eğitimden faydalı olduğunu belirtmek  isterim.  Bu tip eğitimlerde en çok kaygılandığım  konu ileri seviye diye katıldığımız bir çok eğitmin  başlangıç seviyesinin biraz üzerinde çıkmasıdır.  Bu eğitim kesinlikle seviye olarak profesyonellere yönelik bir eğitim oldu.

“Bir diğer konuda Cem’in bu eğitimleri uygulama şeklinin Eğitim Departmanımızı diğer  eğitim kurumlarından farklı ve  avantajlı bir duruma getireceğini  düşünüyorum.  Şöyleki   genelde bir eğitim sınıfda  öğrencilerin seviyeleri farklı farklı olduğundan bazıları hızlı gider bazıları geri kalır. Bu da dersin sürekliliğini aksatıp kesilmelere bölünmelere neden olur.  Burada da konu gayet ağır olmasına rağmen neredeyse hiç bir konuyu atlamadan adım adım ilerlemeyi başarmış olmamız. Bunu da Cem’in  2 hocayı birden derse sokmasına bağlıyorum. Hocalardan biri bilgisayarın başında konuyu anlatıyor ve öğrenciler talimatları uyguluyor. Bu nokta kopan yapamayan bir öğrenci olursa diğer hoca yanına gidip öğrenciyi sınıfın seviyesine yetiştiriyor. Bu sistem özellikle uygulamalı derslere uygulanırsa  müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkileyecektir.

“Bu tip  eğitim organizasyonlarının devam etmesi  ekibimiz açışından da çok faydalı olcaktır. Son olarak başta  Cem olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür ederim.”

Tevfik Fikret Bakan
Proje Uzmanı / Project Specialist

Lorem Ipsum

By admin | Published Eylül 12th, 2008

Aşağıda www.lipsum.com sitesinin Türkçe sayfaları için yaptığım çeviriyi paylaşıyorum.

Lorem Ipsum nedir?

Lorem Ipsum, dizgi ve baskı endüstrisinde kullanılan mıgır metinlerdir. Lorem Ipsum, adı bilinmeyen bir matbaacının bir hurufat numune kitabı oluşturmak üzere bir yazı galerisini alarak karıştırdığı 1500′lerden beri endüstri standardı sahte metinler olarak kullanılmıştır. Beşyüz yıl boyunca varlığını sürdürmekle kalmamış, aynı zamanda pek değişmeden elektronik dizgiye de sıçramıştır. 1960′larda Lorem Ipsum pasajları da içeren Letraset yapraklarının yayınlanması ile ve yakın zamanda Aldus PageMaker gibi Lorem Ipsum sürümleri içeren masaüstü yayıncılık yazılımları ile popüler olmuştur.

Neden kullanırız?

Yinelenen bir sayfa içeriğinin okuyucunun dikkatini dağıttığı bilinen bir gerçektir. Lorem Ipsum kullanmanın amacı, sürekli ‘buraya metin gelecek, buraya metin gelecek’ yazmaya kıyasla daha dengeli bir harf dağılımı sağlayarak okunurluğu artırmasıdır. Şu anda birçok masaüstü yayıncılık paketi ve web sayfa düzenleyicisi, varsayılan mıgır metinler olarak Lorem Ipsum kullanmaktadır. Ayrıca arama motorlarında ‘lorem ipsum’ anahtar sözcükleri ile arama yapıldığında henüz tasarım aşamasında olan çok sayıda site listelenir. Yıllar içinde, bazen kazara, bazen bilinçli olarak (örneğin mizah katılarak), çeşitli sürümleri geliştirilmiştir.

Nereden gelir?

Yaygın inancın tersine, Lorem Ipsum rastgele sözcüklerden oluşmaz. Kökleri M.Ö. 45 tarihinden bu yana klasik Latin edebiyatına kadar uzanan 2000 yıllık bir geçmişi vardır. Virginia’daki Hampden-Sydney College’dan Latince profesörü Richard McClintock, bir Lorem Ipsum pasajında geçen ve anlaşılması en güç sözcüklerden biri olan ‘consectetur’ sözcüğünün klasik edebiyattaki örneklerini incelediğinde kesin bir kaynağa ulaşmıştır. Lorm Ipsum, Çiçero tarafından M.Ö. 45 tarihinde kaleme alınan “de Finibus Bonorum et Malorum” (İyi ve Kötünün Uç Sınırları) eserinin 1.10.32 ve 1.10.33 sayılı bölümlerinden gelmektedir. Bu kitap, ahlak kuramı üzerine bir tezdir ve Rönesans döneminde çok popüler olmuştur. Lorem Ipsum pasajının ilk satırı olan “Lorem ipsum dolor sit amet” 1.10.32 sayılı bölümdeki bir satırdan gelmektedir.

1500′lerden beri kullanılmakta olan standard Lorem Ipsum metinleri ilgilenenler için yeniden üretilmiştir. Çiçero tarafından yazılan 1.10.32 ve 1.10.33 bölümleri de 1914 H. Rackham çevirisinden alınan İngilizce sürümleri eşliğinde özgün biçiminden yeniden üretilmiştir.

Nereden bulabilirim?

Lorem Ipsum pasajlarının birçok çeşitlemesi vardır. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu mizah katılarak veya rastgele sözcükler eklenerek değiştirilmişlerdir. Eğer bir Lorem Ipsum pasajı kullanacaksanız, metin aralarına utandırıcı sözcükler gizlenmediğinden emin olmanız gerekir. İnternet’teki tüm Lorem Ipsum üreteçleri önceden belirlenmiş metin bloklarını yineler. Bu da, bu üreteci İnternet üzerindeki gerçek Lorem Ipsum üreteci yapar. Bu üreteç, 200′den fazla Latince sözcük ve onlara ait cümle yapılarını içeren bir sözlük kullanır. Bu nedenle, üretilen Lorem Ipsum metinleri yinelemelerden, mizahtan ve karakteristik olmayan sözcüklerden uzaktır.

1500′lerden beri kullanılan standart Lorem Ipsum pasajı

“Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.”

M.Ö. 45 tarihinde Çiçero tarafından yazılan “de Finibus Bonorum et Malorum”un 1.10.32 sayılı bölümü

“Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium, totam rem aperiam, eaque ipsa quae ab illo inventore veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit, sed quia consequuntur magni dolores eos qui ratione voluptatem sequi nesciunt. Neque porro quisquam est, qui dolorem ipsum quia dolor sit amet, consectetur, adipisci velit, sed quia non numquam eius modi tempora incidunt ut labore et dolore magnam aliquam quaerat voluptatem. Ut enim ad minima veniam, quis nostrum exercitationem ullam corporis suscipit laboriosam, nisi ut aliquid ex ea commodi consequatur? Quis autem vel eum iure reprehenderit qui in ea voluptate velit esse quam nihil molestiae consequatur, vel illum qui dolorem eum fugiat quo voluptas nulla pariatur?”

1914 tarihli H. Rackham Çevirisi

“But I must explain to you how all this mistaken idea of denouncing pleasure and praising pain was born and I will give you a complete account of the system, and expound the actual teachings of the great explorer of the truth, the master-builder of human happiness. No one rejects, dislikes, or avoids pleasure itself, because it is pleasure, but because those who do not know how to pursue pleasure rationally encounter consequences that are extremely painful. Nor again is there anyone who loves or pursues or desires to obtain pain of itself, because it is pain, but because occasionally circumstances occur in which toil and pain can procure him some great pleasure. To take a trivial example, which of us ever undertakes laborious physical exercise, except to obtain some advantage from it? But who has any right to find fault with a man who chooses to enjoy a pleasure that has no annoying consequences, or one who avoids a pain that produces no resultant pleasure?”

M.Ö. 45 tarihinde Çiçero tarafından yazılan “de Finibus Bonorum et Malorum”un 1.10.33 sayılı bölümü

“At vero eos et accusamus et iusto odio dignissimos ducimus qui blanditiis praesentium voluptatum deleniti atque corrupti quos dolores et quas molestias excepturi sint occaecati cupiditate non provident, similique sunt in culpa qui officia deserunt mollitia animi, id est laborum et dolorum fuga. Et harum quidem rerum facilis est et expedita distinctio. Nam libero tempore, cum soluta nobis est eligendi optio cumque nihil impedit quo minus id quod maxime placeat facere possimus, omnis voluptas assumenda est, omnis dolor repellendus. Temporibus autem quibusdam et aut officiis debitis aut rerum necessitatibus saepe eveniet ut et voluptates repudiandae sint et molestiae non recusandae. Itaque earum rerum hic tenetur a sapiente delectus, ut aut reiciendis voluptatibus maiores alias consequatur aut perferendis doloribus asperiores repellat.”

1914 tarihli H. Rackham Çevirisi

“On the other hand, we denounce with righteous indignation and dislike men who are so beguiled and demoralized by the charms of pleasure of the moment, so blinded by desire, that they cannot foresee the pain and trouble that are bound to ensue; and equal blame belongs to those who fail in their duty through weakness of will, which is the same as saying through shrinking from toil and pain. These cases are perfectly simple and easy to distinguish. In a free hour, when our power of choice is untrammelled and when nothing prevents our being able to do what we like best, every pleasure is to be welcomed and every pain avoided. But in certain circumstances and owing to the claims of duty or the obligations of business it will frequently occur that pleasures have to be repudiated and annoyances accepted. The wise man therefore always holds in these matters to this principle of selection: he rejects pleasures to secure other greater pleasures, or else he endures pains to avoid worse pains.”

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Macromedia Breeze eğitimi tamamlandı

By admin | Published Şubat 7th, 2005

Anadolu Üniversitesi, 2005 yılından itibaren sesli PowerPoint sunumlarının yayınlanabildiği ve sanal sınıflar oluşturularak çevrimiçi toplantıların yapılabildiği Macromedia eÖğrenme çözümlerini kullanmaya başladı.

Medyasoft’un eÖğrenme alanında sunduğu işlevsel, kolay ve hızlı çözümlerin Türkiye’deki yankısı farklı kurumlardan gelmeye devam ediyor ve bu konuda ilk atağı yapan Anadolu Üniversitesi; Macromedia çözümlerini alır almaz eDersler hazırlayarak yayınlamaya başladı. Piyasada varolan eÖğrenme sistemleri ile aynı içerikleri üretebilmek için haftalar gerekmesine karşın Macromedia çözümleri ile günler ve hatta saatler içinde eğitim içerikleri hazırlandı.

Breeze platformunun kurulumu, Medyasoft Teknik Müdürü Ali Halaç tarafından gerçekleştirildi. Kurulumların tamamlanmasını takiben, Medyasoft Eğitim Koordinatörü Cem Karahanoğlu tarafından, 10 personelin katılımı ile Macromedia Breeze eğitimi gerçekleştirildi. 2 tam gün süren eğitim sonrasında personel eğitimden memnun kaldığını bildirdi.

Araştırma Görevlisi Salih Gümüş, Macromedia Breeze alımı sonrası, üniversite web sitesinde, Macromedia Breeze’in kullanımını yine Breeze ile anlatan ve öğretim görevlilerinin Breeze kullanarak sınıf eğitimine gerek duymaksızın kolayca eğitim verebileceklerini anlatan bir eğitim içeriğini yayına açtı. İçeriği 15 dakika içinde izleyen yüzlerce öğretim görevlisi eÖğrenme içerikleri geliştirme düşüncesini hmen benimsediler. Geriye yalnızca eğitim içeriklerini hazırlayıp Macromedia Breeze ile yayınlamak kaldı.

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı M. Emin Mutlu, Macromedia Breeze’in üniversitelerindeki kullanımına ilişkin “Breeze öncelikle yeni açılan İnternet’e dayalı ‘Gelişimsel Yetersizlikleri Olan Çocukların Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı’ nda kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca ‘http://cevrimici.anadolu.edu.tr’ sitesinde örgün eğitim derslerinde İnternet desteği vermek isteyen öğretim üyelerinin kullanımına sunulmuştur. Üniversitemizde yeni açılacak İnternet’e dayalı programlarda yaygın biçimde Breeze kullanmayı düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

Anadolu Üniversitesi, Türkiye ‘nin çevrimiçi öğrenme ortamlarında en çok içerik hazırlayan ve sunan kurumdur. 1999′da WebCT öğrenim yönetim sistemi, 2004′te açık kaynak kodlu Moodle ve en son 2005′de Macromedia Breeze platformlarını kullanmaya başlamıştır.

Rusça-Türkçe Sözcüğe-Eşdeğer İfadeler Sözlüğü adlı çalışmam yayınlandı

By admin | Published Mayıs 22nd, 1998

Rusça-Türkçe Sözcüğe-Eşdeğer İfadeler Sözlüğü” adlı çeviri-adaptasyon çalışmam Multilingual Yabancı Dil Yayınları tarafından yayınlandı.

Redaksiyonunu İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı öğretim üyesi Raisa Petroçenko’nun yaptığı sözlük, orijinalinin de Rusça yayınlanmış tek ekivalentler sözlüğü olması nedeniyle, kendi türünün Türkçe’deki tek örneği. Rusça öğrenmekte olan ve Rusça’yı bilen ve konuşan Türkler için Türkçe’ye kazandırdığım sözlük, Rusça öğretmenleri için de yararlı bir yardımcı kitap niteliği taşıyor.

Orijinal sözlükte; Rusça sözcüğe-eşdeğer ifadelerin en sık kullanılanlarına yer verilmiş ve bunun için derleme sırasında, Rusça sözcüklerde yer alan ifadeler esas alınmış. Çağdaş Rusça sözlüklerden, Ojegov’un yazdığı “Slovar Ruskava Yazıka” (Rusça Sözlük), Rozanova’nın redakte ettiği “Kratkiy Talkovıy Slovar Ruskava Yazıka dilya İnostrantsef” (Yabancılar için Sadeleştirilmiş Rusça Sözlük), Şanski’nin redakte ettiği “4000 Naiboliye Upotrebitelnıh Slof Ruskava Yazıka” (Rusça’da En Çok Kullanılan 4000 Sözcük) kullanılmış. Adı geçen sözcüklerin verileri ise, Zasorina’nın redakte ettiği “Çastotnıy Slovar Ruskava Yazıka” (Rusça Sık Kullanılanlar Sözlüğü) ve sık kullanılan sözcüğe-eşdeğer ifadeleri içeren diğer frekans sözlüklerine göre kontrol edilmişler. Derlenen liste, ulusal Rus gazetelerinden, 19. ve 20. yüzyıl edebiyat eserlerinden statik metin işleme yoluyla seçilen materyallerden tamamlanmış. Ayrıca, Leningrad Rus Dili Enstitüsü Sözlük Departmanı kartoteksinden de yeterince yararlanılmış.

Multilingual tarafından yayınlanan çalışmamın arka kapağında aşağıdaki ifadeler yer alıyor.

“Rusça öğrenirken, sadece sözcükleri değil, çeşitli türden değişmez ifadeleri de sindirmek gerekir. Rusça metinlerde, ayrı yazılan, ancak anlam-yapı bütünlüğüne sahip, birbiriyle bağlantılı ifadeler sıkça kullanılmaktadır. Bunlar, değişmez biçemleri, anlam bütünlükleri ve genellikle de ortak vurgularıyla ayırt edilirler:.. Bunlar, birer bütün olarak ve tek bir sözcük gibi algılanırlar. Zarf, edat, bağlaç, takı ve ünlemlerinki gibi değişmez işlevleri vardır. İki ya da daha fazla sözcükten oluşur ve tek bir sözcüğün anlamını verirler. Bu nedenle de bu tür ifadelere, “sözcüğe eşdeğer ifadeler” ya da “eşdeğer ifadeler” denir.Genellikle içerdikleri sözcüklerin sadece biri önemli ve tek başına anlamlıdır, diğerleri ise yardımcı sözcük niteliğindedir. Ayrıca, bu ifadeleri deyim olarak algılamak da yanlıştır. Çünkü, mecazi bir anlam taşımazlar. Oysa, mecazi anlam taşımak, deyimlerin karakteristik özelliğidir. İşte bu nedenle bur tür ifadeler, deyimler sözlüğünde yer almazlar. Dilde hazır birimler olarak bulunur ve özel bir anlama ve tercüme gerektirirler. Rusçada sıkça kullanılan sözcüğe-eşdeğer ifadeler, bu dili konuşan herkesin bilmesi gereken ifadelerdir. Rusçada en sık kullanılan kategoriyi oluşturduğunu göstermektedir.”

Rusça’da Sözcüğe-Eşdeğer İfadeler

By admin | Published Nisan 17th, 1998

Rusça öğrenirken, yalnızca dile ait sözcükleri değil, sık kullanılan çeşitli türden değişmez ifadeleri de sindirmek gerekir. Rusça metinlerde, birbirinden ayrı yazılan, ancak anlam-yapı bütünlüğüne sahip, birbiri ile bağlantılı ifadeler oldukça sık kullanılır. Bunlar, değişmez biçimleri, anlam bütünlükleri ve genellikle de ortak vurguları ile belirgin biçimde ayırt edilirler: “budto bı” (sözüm ona), “vo vremya” (esnasında), “f teçeniye” (süresince), “f çastnosti” (bundan başka), “kazalos bı” (öyle geliyor ki), “kak budto” (sanki), “na dnyah” (birkaç güne kadar).

Sözcüğe-eşdeğer ifadeler, birer bütün olarak ve tek bir sözcük gibi algılanırlar. Zarf, edat, bağlaç, takı ve ünlemlerinki gibi değişmez işlevleri vardır. İki veya daha fazla sözcükten oluşur ve tek bir sözcüğün anlamını verirler. Bu nedenle de bu tür ifadelere, “sözcüğe-eşdeğer ifade” (soçetaniye ekvivalentnoye slovu) veya yalnızca “eşdeğer ifade” adı verilir.

Sözcüğe-eşdeğer ifadelerin (ekivalentlerin) içerdikleri sözcüklerin genellikle yalnızca biri önemli ve tek başına anlamlıdır. Diğer sözcükler ise yardımcı sözcük niteliği taşıyabilecekeri gibi, tek başına bir anlamı olmayan biçimbirimsel öğeler de olabilirler.

Sözcüğe-eşdeğer ifadeleri deyim olarak algılamak da yanlıştır. Çünkü mecazi anlam taşımazlar. Oysa, mecazi anlam taşımak, deyimlerin karakteristik özelliğidir. İşte bu nedenledir ki bu tür ifadeler, deyimler sözlüğünde yer almazlar. Dilde hazır birimler olarak bulunur ve özel bir anlama ve tercüme gerektirirler.

Sözcüğe-eşdeğer ifadeler veya başka bir deyişle ekivalentler, sıradışı metinlerde en önemli işlevi yerine getirirler. Sözcükler, dilin öğeleri ile (edatlar, bağlaçlar, takılar, ünlemler ve zarflar ile) uygun biçimde birleşerek bu ifadeleri oluştururlar. Ayrıca, kimi zaman yüklem, kimi zaman giriş sözü, kimi zaman da zamir yerine kullanılırlar.

Rusça’da sıkça kullanılan sözcüğe-eşdeğer ifadeler, bu dili konuşan herkesin bilmesi gereken ifadelerdir. Rusça’da en sık kullanılan kategoriyi oluşturdukları yadsınamaz bir gerçektir.

Türkçe’de de buna benzer ifadeler sıklıkla kullanılır. Örneğin; “adeta” yerine “öyle ki”, “arkasından” yerine “ardı sıra” veya “peşi sıra”, “asgari” ve “miminum” yerine “en az”, “azami” ve “maksimum” yerine “en fazla”, “bazen” yerine “ara sıra” ve “zaman zaman”, “belki” yerine “bir ihtimal”, “bilahare” yerine “daha sonra”, “birbirine” yerine “biri diğerine” ve “yek diğerine”, “cevaben” yerine “karşılık olarak”, “dahası” yerine “bunun da ötesinde”, “elbette” ve “muhakkak” yerine “şüphe yok ki”, “esasen” yerine “her şeyden önce”, “esasında” yerine “doğrusunu söylemek gerekirse”, “evvela” yerine “ilk önce”, “fasılasız” yerine “ara vermeden” ve “hiç durmadan”, “geçenlerde” yerine “birkaç gün önce”, “gerçi” yerine “bununla birlikte”, “güya” yerine “sözüm ona”, “herhalükarda” yerine “her durumda”, “hıncahınç” yerine “ağzına kadar” ve “tıka basa”, “kafi” yerine “yeteri kadar”, “maalesef” yerine “ne yazık ki”, “maddeten” yerine “maddi olarak”, “manen” yerine “manevi olarak”, “nispeten” yerine “bir dereceye kadar”, “nihayet” yerine “en sonunda”, “nitekim” yerine “sonuç olarak”, “sıklıkla” yerine “sık sık”, “sırf” yerine “yeter ki”, “şimdiyedek” yerine “şimdiye kadar”, “tatmikar” yerine “tatmin edici”, “umumiyetle” yerine “genel olarak”, “üstelik” yerine “üstüne üstlük”, “yoksa” yerine “aksi halde”, “zira” yerine “kaldı ki” ve “ne de olsa” ifadelerini kullandığımızda sözcüğe-eşdeğer ifadeler kullandığımızı, yani tek bir sözcüğün anlamını karşılayan bir tamlama veya söz öbeği kullandığımızı söyleyebiliriz.

Rusça’nın Dilbilgisel Yapısı

By admin | Published Mart 13th, 1998

Geniş bir sesçil tayftan yararlanan Rusça’nın, değişken bir vurgu ile renklenen oldukça zengin bir ses düzeni vardır. Vurgu, sözcüğün doğru söylenişini (telaffuzunu) sağladığı gibi, biçimbilim açısından da işlev görür. Buna vurguları, ters tekil tamlayan durumunda (dyela: işin, morya: denizin) ve çoğul yalın durumda (dila: işler, marya: denizler) farklı işlev gören, iki heceli yansız sözcüklerin vurgu karşıtlığı örnek verilebilir.

Neredeyse tümüyle sesçil olan yazım, söyleyişin kimi özelliklerini yansıtmaz. Örneğin; son hecedeki titreşimli ünsüz / titreşimsiz ünsüz karşıtlığı düzenli biçimde yansızlaştırılır ve “kod”-”kot” (kod-erkek kedi), “rod”-”rot” (cins-ağız), “lug”-”luk” (çayır-soğan) gibi sözcüklerin telaffuzları – sondaki bir harf ile – aynı olur. Birliğe yönelmesine karşın söyleyiş, iki büyük türe ayrılır.Kuzeyliler, vurgusuz “o” harflerini, vurguya göre yerleri ne olursa olsun, tınılarını koruyarak; Güneyliler ise, vurgusuz “o” harflerini, düzenli/sistemli olarak “a” ve bazen – yerine göre – “ı” sesine yaklaştırarak okurlar. Resmi dilin söyleyiş biçimi olan Moskova ağzı, iki türün bir karışımıdır ve tüm Rusya’ya egemendir.

Rusça’nın ses yapısına ilişkin dizin; titreşimlilik (pit’: içmek / bit’: vurmak), damaksıllaşma (vit’: örmek / vıt’: ulumak) ve bağlılaşım (brat: erkek kardeş / brat’: almak) ile belirginleşen 36 ünsüz birimi kapsar. Bunlar: /m/, /m’/, /n/, /n’/, /l/, /l’/, /r/, /r’/ sert sessizleri, /b/, /b’/, /v/, /v’/, /g/, /g’/, /d/, /d’/, /j/, /j’/, /z/, /z’/ yükselen tonlu konsonları ve /p/, /p’/, /f/, /f’/, /k/, /k’/, /t/, /t’/, /s/, /s’/, /h/, /h’/, /ts/, /ç/, /ş/, /şş/ alaçalan tonlu konsonlarıdır. /a/, /o/, /u/, /e/, /i/ ünlüleri, kendilerinden önce gelen ünsüzün damaksıllaşma özelliğini taşıyarak okunurlar. Örneğin; “a” ses birimi, bir öndamaksıl ünsüzden sonra “a”, artdamaksıl ünsüzden sonra ise “ya” sesini verir. Hem günümüzde yaşayan, hem de tarihsel birçok alternans, tüm biçimbilimsel (morfolojik) yapıyı etkiler. Özellikle, türetmede ad yapısını, fiil çekiminde fiil yapısını ilgilendiren bir damaksıllaşma söz konusudur. Türetme çok çeşitlidir ve tüm dilbilgisel sınıfları etkiler. Bütünleyici biçimbirimlerin, yani önek (prefiks), sonek (suffiks) ve içek (affiks) bolluğu, söylemin öznelliğine getirdiği incelikler nedeni ile, genellikle başka dillere çevrilemeyecek ayrıntıların ortaya çıkmasına sebep olur. Dolayısıyla, büyük bir kolaylıkla yeni sözcükler oluşturmak mümkün olur. Söz konusu olanak, 20. yüzyılın başında, modernist şiirde sıklıkla kullanılmıştır. Ayrıca, ad çekimi sayısı başta olmak üzere, bazı biçimbirimsel yapıların azaltılması, seslenme durumunun bırakılması, tekil ve çoğuldan farklı olarak iki varlık veya nesnenin söz konusu olduğunu belirten (ve artık bir kalıttan başka birşey olmayan) ikil’in bırakılması ile dil, çağlar boyunca yalınlaşmıştır.

Rusça’da ad çekimi, “padej” adı verilen 6 durum içerir. Bunlar; 1) yalın durum (imenitelnıy padej), 2) tamlayan durum (roditelnıy padej), 3) yönelme durumu (datelnıy padej), 4) belirtme durumu (vinitelnıy padej), 5) araç durumu (tvoritelnıy padej) ve 6) kalma durumudur (predlojnıy padej). Adlar ise “rod” adı verilen üç temel türe ayrılır. Bunlar; 1) eril cins ad (mujskoy rod), 2) dişil cins ad (jenskiy), 3) yansız cins addır (srednıy rod). Bir adı niteleyen sıfatın yapısı, o ad ile birlikte, a) adın türüne, b) sayısına ve c) durumuna göre değişmektedir. Dolayısıyla, tek bir sıfatın alabileceği 3x2x6=36 dilbilgisel biçim olduğunu söylemek mümkündür. Ancak yabancı dilden geçen, ad türü belli olan fakat yapısı Rusça’ya tam olarak uymayan kimi adların sayısı ve ad durumu değişmez. Bu tür adlar genellikle -i, -u, -yu, -o, -ye seslileri ile biten erkek isimleri, sessiz ile biten kadın isimleri, soyadlar ve bazen de eşya isimleridir. Dolayısıyla, bu adları niteleyen sıfatlar da, adların cinsiyetlerine yani ad türlerine, sayılarına (tekil mi, çoğul mu olduklarına) ve ad durumlarına göre biçim değiştirirler. Bu duruma; “Velikiy Gyöthe” (Büyük Goethe), “Mnogomillionnıy Tokio” (Milyonluk Tokyo), “Znamenitaya Viadro” (Meşhur Viadro), “Şirokaya Missisipi” (Geniş Missisipi), “novoye palto” (yeni palto) ve “şirokoye şosse” (geniş şose) tamlamaları örnek gösterilebilir. Hiçbir türe katılmayan “sirota” (yetim), “inkognito” (mütenekkir) ve “Saşa” (Aleksandr’ın kısa söylenişi) gibi bazı sözcükler ise ortak cins ad (obşij rod) larak adlandırılır ve duruma/bağlama göre, eril veya dişil kabul edilirler.

Fiillerin şimdiki zamanı (nastoyaşaya vremya), Türkçe’deki gibi, kişili biçimlerden oluşur. Ancak geçmiş zaman (proşedşaya vremya), 3 tekil ad türü ve 1 çoğul olmak üzere, 4 ad biçimi ile sınırlandırılmıştır. Buna karşılık, eski Rusça’da, bugün artık tümüyle yok olmuş olan “geniş zaman” ve “hikaye bileşik zaman” da kullanılırdı. günümüzde bu yetersizlik, türetmeye dayanan ve fiil dizgesine özgünlüğünü veren bitimli/bitimsiz (soverşenniy/nisoverşenniy) karşıtlığı ile giderilir. Yalın fiillerin çoğu bitimsizdir. Ancak yalın haldeki bitimli fiillerin sayısı da az değildir. Bitimsiz fiiller, oluş’un a) sürekliliğini, b) yinelenmesini veya c) bitmemişliğini belirtirler ve bazen “önek alarak”, bazen “mastar değiştirerek” bitimli olurlar. Bitimli fiiller ise, oluş’taki sınırlamayı belirtirler. Oluş’taki sınırlamanın niteliğini ise önek belirtir. Söz konusu önek, yalın bitimsiz fiili bitimli yapan basit bir dilbilgisel biçimbirim olabileceği gibi; eylemin a) başlaması, b) bitmesi ve c) değişmesi veya yön değiştirmesi gibi birçok durumu bildiren çeşitli özel anlamlar da taşıyabilir. Fiil ikili bir türetmeeye uğrayabilir. Örneğin; “govorit” (söylemek) bitimsiz fiili önek alarak “prigovorit” (mahkum etmek) bitimli fiiline dönüşür ve bu sırada anlamı değişir. Bu da bir içek alarak ve kökünü de uzatarak “prigovarivat” (mahkum etmek; söylenmek) bitimsiz fiiline dönüşebilir. Rusça fiil dizgesi, eylemi bir zaman ve kip seçimi ile değil, yaygın türev kullanımı ile kesinleştirir. Fiilin ad biçimleri, yani ulaçlar ve ortaçlar da, özellikle yazı dilinde, çok sık kullanılır. “Bıt” (olmak) fiilinin şimdiki zamanda kullanımı ortadan kalkmıştır. Ancak geçmiş ve gelecek zamanlarda sıklıkla kullanılır.

Sözdüzümde, anlatılan özellikleri ayrımlaştıran çok sayıda titremleme (entonasyon) değişkesi vardır. Yani bir tümce, yalnızca titremleme ile hem olumlu, hem ünlem, hem de soru anlamı kazanabilir. Soru, sözcüklerin diziliği değiştirilmeden ve soru ekleri katılmadan da, yalnızca titremlemenin belirli bir öğeyi belirginleştirmesi ile de sorulabilir.

Sözce, Rusça’da da tek bir öğeden, bitmemiş veya yarıda kesilmiş bir tümceye; düzgün ve tam bir tümceden, çok sayıda tümce içeren karmaşık tümcelere dek değişik biçimlere bürünebilir.

12